Sektör Genel > Faizsiz Bankacılık Yapanlar Rekabette de Güçlü / Akit > Faizsiz Bankacılık Yapanlar Rekabette de Güçlü / Akit

> >

Sektör Genel > Faizsiz Bankacılık Yapanlar Rekabette de Güçlü / Akit

>

Arkadaşıma gönder

Beğen / Favorilere Ekle

10.Ocak.2018

Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) Genel Sekreteri ve Albaraka Türk Yönetim Kurulu Üyesi Osman Akyüz, Türk bankacılık sektöründeki gelişmeleri ve katılım bankacılığı alanında katedilen yolu Yeni Akit’e değerlendirdi. Buğra Kardan’ın sorularını cevaplandıran Akyüz, sektörün gücünün sermaye piyasasına göre daha yüksek olduğunu vurguladı.

FAİZSİZ BANKACILIK YAPANLAR REKABETTE DE GÜÇLÜ

Türk Bankacılık sektörünün mevcut potansiyeli nedir?

Bankacılık bugün ekonominin sıhhat gösterisinin en büyük dayanaklarından birisi haline geldi. Türkiye’de bildiğiniz gibi 52 tane banka var. Bunun 5’i katılım, 13’ü kalkınma ve yatırım bankası. Bankalar her alanda yoğun bir rekabet içinde. Eylül ayı verilerine göre bankaların aktifleri 3 trilyon lirayı geçti. Kullandırılan fonlar 2 trilyon 39 milyar lira, mevduat 1 trilyon 643 milyar oldu. Yani bankalar fonksiyonel, para kazanıyorlar. Eylül ayında bankaların şube sayısı da arttı, 11 bin 663’e geldi. Yani bankacılık şubeleşmiş, Türk finans sektörü bankacılık ağırlıklı bir yapıya sahip. Bankacılık sektörü sermaye piyasasına göre daha güçlü. Bankalarda sermaye yeterlilikleri gayet iyi durumda. Ortalama sermaye yeterliliği bankacılık sektörü yüzde 16 civarında. Orada Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) orada işi sıkı tutuyor. Sermaye yeterliliği yüzde 12’nin altına düşen bankaları kaynak takviyesi için uyarıyor. Kurum, bankalar uyarılara uymazlarsa belli faaliyetlerini sınırlama yoluna gidiyor.           

Özetle bankacılık sektörü ciddi anlamda fonksiyon ifa ediyor, ekonomiyi finanse ediyor. Eskiden daha çok bankacılık sektörü 2001 krizinden sonra daha  çok devleti finanse ederdi, şimdi daha çok özel sektörü, yatırımları, üretimi, ticareti finanse ediyor. İyi yoldayız, milli gelirimizin üstünde bir bankacılık sektörü aktifimiz var. Bunun daha da büyütülmesi gerekiyor. Bankalar Avrupa Birliği (AB) üyesi kimi ülkelerde yüzde 200, kimi ülkelerde yüzde 300 milli gelir büyüklüğüne çıkıyor. Bizim de burada halen gidecek yolumuz var. Bu sene piyasa sıkıştığı için iktisadi faaliyette büzülme daralma olduğunda devreye devlet girdi. Devlet Kredi Garanti Fonu (KGF)’yla hazine kefaleti sağladı. Bankalar finansalları güçlü olmayan müşterilerine kredi imkanı sundu. Onun rakamı da 220 milyar liraya ulaştı. Orada 250 milyar liralık imkan söz konusu. Yani 20-30 milyar liralık bir şey kaldı, kefalet limitlerinde Hazine biraz titiz davranıyor.

  • Katılım bankalarımız ne durumda?

Katılım bankalarımız da BDDK denetimi altında faaliyet gösteriyorlar. Bu bankalar adı üzerinde kara ve zarara katılım esasına göre finans hizmeti üretmeye çalışıyorlar. Bu bankalarca 9 Kasım itibariyle toplanan fonlar 105,2 milyar lira, kullandırılan fonlar 106,4 milyar lira. Bu bankaların toplam aktifleri 156,7 milyar lirayken, şube sayısı bin 5, çalışan sayısı da 14 bin 945. Karlılığa geldiğimizde orada elimde Eylül rakamları var. Eylül ayında katılım bankaları 1 milyar 165 milyon lira para kazanmışlar. Bu toplam rakamdır. Yani karlılıklar da makul düzeyde devam ediyor. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31 karlarını arttırmış görünüyorlar. Sektör payları artmaya başladı. Kasım ayı itibariyle kamu sermayeli katılım bankalarının kurulması, onların katkısıyla toplanan fonlarda yüzde 6, kullandırılan fonlarda yüzde 5, aktiflerde 5 gibi seviyelere geldik. Sene başına göre toplanan fonlar yüzde 24, kullandırılan fonlar yüzde 23, aktifler yüzde 18 artmış. Boyle bir çerçeve var. Katılım bankaları halktan kar ve zarar hesabına gore kaynak topluyorlar. Kar ve zarar ortaklığı çerçevesinde para topluyorlar, bu kaynağı faizsiz finans ilkesi doğrultısında tacirlere, üretim ve yatırım yapanlara kullandırıyorlar oradan elde edilen gelirleri hesap sahipleriyle paylaşıyorlar.

Bunun dışında katılım bankaları, faiz unsuru olmaması koşuluyla aşağı yukarı bütün bankacılık hizmetlerini veriyorlar. Nakit, transfer, alım satım, kambiyo, ithalat ve ihracata aracılık, teminat mektubu, çekti, senetti akla her ne hizmet geliyorsa onu veriyorlar. Kredi kartı işine bile girdiler. Orada da müşteri ihtiyaçlarını karşılamaya gayret ediyorlar.

Katılım bankacılığının kendine has modelleri var. Faizsiz finans kurallarının oluşturulduğu yasal düzenleme çalışması var. O da tahminen önümüzdeki yıl veya yıllarda çalışma Meclis'ten geçerse yasalaşacak. Kanun faizsiz finansm çerçevesini standartlarını, kurallarını, müessesesini oluşturacak. Sektör oluşum sürecini devam ettiriyor. Faizsiz bankacılık, katılım bankacılığı, İslam bankacılığı... Bankcılık sektörünün Türkiye'de topu topu 30-35 senelik geçmişi var. Dolayısıyla bu sektör geliştirilmeye muhtaç. Katılım bankaları olarak biz de sistemi daha etkin ve efektif hale getirmeye çalışıyoruz. Mevduat bankacılığı ve diger finansal enstrümanlarla rekabet edebilecek yapıya kavuşturmaya çalışıyoruz. Dünyadaki gelişmeleri takip ediyoruz.

  • Katılım bankacılığı noktasında yeni yatırımlar gündemde mi?

Yeni banka için somut bir gelişme yok Ama pazar araştırması yapan, banka almak isteyen yerli ve yabancı gruplar var. Onlar zaman zaman bizimle de istişare ediyorlar. Yatırım arayışında bulunanlar daha çok Körfez ülkelerinden. Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde satılma durumunda olan 1-2 banka var. Onlara ilgi var. Ama böyle somut bir satış sureci başlatılabilmiş depil. Bankacılık sektörtüne kolay girilemiyor, 300 milyon dolarlık sermaye şartı var. Yani orada banka kurmak isteyen asgari 300 milyon sermaye koymak durumunda. Sektörün gelişimi yakinen takip edilecek, ihtiyaç hasıl olunca yeni oyuncular da girebilir.


PTT'nin katılım bankası niyetinin olduğunu biliyoruz. Arna tahmin ediyorum onlar bir şekilde bankacılık otoritesi BDDK ile görüşüyorlar. Zaman zaman o konuda da BDDK Başkanımız Mehmet Ali Akben'in bilgilendirmeleri oluyor. Ama somut olarak bize üye olrnak için başvuran veya ruhsat almış yeni bir girişimci yok.
  • Katılım bankacılığı veya İslami finans enstrümanların geliştirilmesi adına atılan adımlar neler? Bu noktada ilk gündem ne?

Faizsiz finans bir ekosistem. Burada bankalar var ki katılım bankaları kuruldular, faaliyetteler. Sigorta şirketleri var, onlar için de Hazine Müsteşarlığı yönetmelik çıkardı. Yönetmelik faizsiz sigortacılığı esas alıyor ki o da dünyada Tekafül sigortacılığı olarak biliniyor. Onu Türkiye'de yapmak mümkün duruma geldi. Onun ötesinde sermaye piyasasında faizsiz finansal enstrümanlar geliştirme gayreti var. Orada ne yapıldı? Sukuk dediğimiz, kira sertifikası dediğimiz enstrümanın mevzuatını Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) düzenledi. 5 çeşit Sukuk, kira sertifikası ihraç edilebileceğine ilişkin bir mevzuat düzenlemesi oldu. Hazine kendi kanunu çerçevesinde 2012'den bu yana kira sertifikası ihraç ediyor. Daha çok içe dönük lira, dışa dönük dolar bazında kira sertifikası ihraç ediyor. iç pazarda da katılım bankaları kira sertifikası ihraç ediyor. özel sektör anlamında, bir firmanın Sukuk ihraç etme işi halen derinlik kazanabilmiş değil. O da zaman içinde gelişecektir. Bu arada biz sermaye piyasasında Katılım Endeksi oluşturduk Orada daha çok faizsizlik prensibi çerçevesinde hisse senedi alım satımı realize edebileceğimiz bir zemin oluşturduk Katılım bankaları o tür hisse alım satım yapmak isteyenlere acente, aracı kurum olarak yardım ediyorlar. Onun dışında işte faizsiz tüketici finansmanı yapmak isteyen şirketler kuruluyor. Turkcell bir şirket kurdu yakında ruhsat alacak Eminevim, Birevim, Fuzulevim gibi şirketler ise faizsiz esasta konut finansmanı veya konut edinimi sağladıklarını iddia ediyorlar. BDDK onları da disipline edecek veya onlann mevzuatını oluşturacak. Bundan böyle onlar da denetlenecek, gözetlenecek.

Su anda en önemli katılım bankalarının katılma hesabı önemli. Birkaç yıldır Bireysel Emeklliik Sistemi (BES) gelişmeye başladı. Faizsiz esasla yapılabileceğini belirleyen mevduat altyapısı oluşturuldu. Katılım Endeksi'ne altına, hisse senedine yatırım yapılabileceğini, onların üzerine fon kurulabilmesinin yolu açıldı. Şu anda faizsiz çalışan bireysel emeklilik işi yapan şirketleri var. Hangi şirketler var? Katılım Emeklilik, Bereket Emeklilik var. Bazı sigorta şirketlerinin belli bölümleri faizsiz esasla yapıyor. Bu otomatik BES'e geçenler var, geçenlerin önemli kısmı faizsiz sistemi veya fonları seçiyor.

  • Katılım bankalarına BES ile ilgili başvurular ne oranda arttı?

Katılım bankalarının ortak olduğu bir bireysel emeklilik şirketi var. Katılım Emeklilik adlı şirket ilgi görüyor. Ayrıca katılım bankalarının kurduğu bireysel emeklilik fonları var. Söz konusu fonlara akın oluğu ortada. BES'te, otomatik BES'te dileyen faizli, dileyen faizsiz sistem seçiyor. Otomatik BES'te yüzde 60 oranında faizsiz sistem tercih ediliyor. Şu muhakkak faizsiz finans, faizsiz finansal faaliyet hizmetleri Türkiye için yeni enstrümanlar. Onların geliştirilmesi, tanıtılması, halkta karşılık bulması zamanla olacak. Türkiye'de bankacılık 100 senedir var, katılım bankacılığı da 30 senedir mali sistemin bir parçası. Hamdolsun su anda katılım bankalarının ruhsat değeri obür bankalardan farklı değil.

  • Altın mevduatına ilgi var mı, bu anlamda nasıl bir trend söz konusu?

Altın işinde bütün katılım bankaları var. Hatta bir katılım bankamız bu ise daha erken başladı. Katılım bankalarının ekonomiye kazandırdığı altın 16 ton olmuş. Bu önemli bir rakam. Altına dayalı ürünler veya faaliyetleri geliştirme gayretleri devam ediyor. Katılım bankaları bir ürün olarak altın topluyorlar. Peki, altını ne yapıyorlar? Çok önemli bir kısmını Merkez Bankası'na veriyorlar. Malum Merkez Bankası'na zorunlu karşılıklar yatırıyoruz. Kurum, karşılığı altın bazında da kabul ediyor. Bu sayede Merkez Bankası’nın rezervleri artıyor. Merkez Bankası'nda birkaç sene öncesine kadar 160 ton altın vardı, şimdi rakam 500 tonu geçmiş. Bu sayede Türkiye altın rezervlerini arttırdı, dünyada 13. Sıraya geldi. Elbette bir de halkın yastığında, kasasında, kolunda var. Onlar hariç, onlar kayıt dışı. Hazine de onları kayıtlI sisteme çekmek için altına dayalı tahvil ve kira sertifikası çıkardı. O da başarılı oldu. Hazine Ekim ayında yaptı. O faaliyet neticesinde 2,5 ton altın Ziraat Bankası aracılığıyla Hazine'ye intikal etti. Hazine bu tür tahvil ve kira sertifikası arzlarının devam edeceğini söylüyor. Bence başarılı, Hazine bunu tekrar edecek Katılım bankaları olarak biz de satısa aracılık edebiliriz.

  • Altın mevduatının rakamsal boyutu nedir?

16 tonu bulan altın mevduatının parasal karşılığı 3 milyar 755 milyon lira. Burada geçen yıla göre yüzde 3 gibi zayıf bir artış görüyoruz.

TKBB olarak katılım bankacılığı için ne gibi faaliyetlerde bulunuyorsunuz? Katılım bankacılığının ilerlemesine ne gibi katkılar sunuyorsunuz?

TKBB, bir meslek birliği olup üyeleri katılım bankalarıdır. Üyelerimizin ortak meselelerine çöüm aramak, ürün geliştirmek, mevzuat altyapısı oluşturmak, uygulama ahengini sağlamak görevlerimizdendir. Bunların yanında üyelerimizi disipline etmeye çalışır, onların kurallara uymalarını ve haksız rekabet yapmamalarını gözetiriz. Yine önemli haberleri basınla, kamuoyuyla paylaşırız. Biliyorsunuz bir de Katılım Bankası Strateji Belgesi’ni hazırladık. Bu anlamda bütün sorumluluk bizde; belge ile ilgili toplantıydı, aksiyondu, zamanlamaydı gerekli bütün icraatleri realize etmek vazifemiz.

Bizim 30’u aşkın çalışma komitemiz var. Ortak meseleleri konuşuyor, çözüme bağlıyoruz. Elhamdülillah çalışma komitelerimizle sorunları çözdük. Fıkhi konular da zaman zaman gündemimize geliyor. Farklı uygulamalar söz konusu olabiliyor. Bunun içib de bir komitemiz var. Bu komitemiz konuların fıkha uygunluğunu görüşüyor, kararlar alıyor ve bankalara tebliğ ediyor. Kararara uymayanlar uyarılıyor. TKBB olarak katılım bankacılığı eğitimine önem veriyoruz. Üniversitelerde yüksek lisans, doktora, lisans düzeyinde katılım bankacılığı eğitimine destek veriyoruz. O konuda Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) bizim yanımızda. Biz de Katılım Bankacılığı ders kitabı da hazırlıyoruz. O da yakında üniversitelerde okutulmaya başlanacak. Öte yandan İstanbul’un uluslararası finans merkezi olması projesinin de parçasıyız. O projenin 7.Bileşeni olarak faizsiz finansın geliştirilmesi hedefleniyor ki burada bize önemli bir rol biçliyor.

Akit Grubu faizsiz kazancın, katılım bankacılığının yanında. Grubun bu yaklaşımını nasıl yorumluyorsunuz.

Biz geçenlerde katılım bankacılığı konusunda kamuoyu araştırması yaptık. Araştırmada müşteri memnuniyetinin yüksek olduğunu gördük ama sistemi bilmeyenler, kulaktan dolma bilgilerden beslenenler veya ideolojik yaklaşanlar bize çarpı koyuyorlar. Bu gayet doğal. Burada bize düşen kendimizi anlatmak, müşteri kazanmak ve piyasada itibarımızı güçlü tutmak. Müşterilerimiz ve hizmetlerimiz bizim avukatımız olacak. Tabii ki bu dönemde medyanın desteğini de memnuniyetle karşılarız. Medyanın rolü, anlatımı, yazımı ve dağıtımı bizim için çok önemli.

Türkiye’de alışkanlıkları değiştirmek kolay değil. Her adamın bir avukatı, bir doktoru olduğu gibi bir bankası var. Müşteri adayımız bize ilk olarak “senin ne farkın var” diye soruyor. Farkımızı anlatmaya çalışıyoruz. Adamın bizi de kendi bankası gibi görme eğiliminde. Ortaya ayağı alışmış, oradan vazgeçemiyor. Yani müşteri adayını ikna etmek hiç de kolay değil. Adam bize “A bankası ile 30 senedir çalışıyorum” diyor. Muhafazakar biri bile olsa onu oradan buraya kanalize etmek kolay değil. Bu nedenle müşteri adayına biz gideceğiz. Bu pazarlama işi, para işi siyasetten daha zor. İnsanlar ekonomik menfaatlerini daha da önceliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın faizsiz ekonomi, faizsiz ile ilgili çağrıları nasıl yankı buluyor?

Faiz sermayenin karşılığıdır. Sermaye sana bedava kullandırılmıyor. Yani “Yerli veya yabancı sermayeyi kullanman için bana para ver” deniliyor ki bunun adı faizdir. Netice itibariyle önemli olan bu maliyetin makul olmasıdır. Faiz aşırı, spekülatif, ekonomiyi zarara sokan, üretimi ve ihracatı zorlaştıran, maliyeti arttıran bir yapıdan çıkmalıdır. Dolayısıyla ekonominin gelişimi için faizin çok düşük olması lazım. Ancak böyle bir sistemde kalkınmaya, ekonomik gelişime kaynak tahsis edilebilir. Bizde faiz oranları tartışma konusu. Ama neticede bu arz talep işi. Şu anda faiz yukarıyı zorluyor. Neden zorluyor? Çünkü bir ihtiyaç var. İhtiyacın varsa malın fiyatını verirsin, ihtiyacın yoksa malın fiyatı düşer. Faizin yüksek olma sebeplerinden birisi enflasyon. Bizim kamu olarak, işletmeler olarak yabancı kaynağa ihtiyaç hissediyoruz. 39 milyar dolar açığımız var. Bu açığı bir şekilde kapatmalısın. Paran yoksa borç alacaksın. Borç veren ise beleşe vermiyor, hibe etmiyor. Orada faizin nispetini belirleyen de senin ekonomik gücün. Kuvvetliysen düşük faizle, zayıfsan yüksek faizle borçlanıyorsun. Tabii arzulanan faizin ve enflasyonun son derece düşük olması, üretim içinde finansal maliyetin az olması halkın da yararına. Sayın Cumhurbaşkanı’nın faiz ile ilgili çağrısı olumlu ama maalesef finansal sistem buna çok olumlu cevap veremiyor. Bankacılık sistemi sürekli hükümet faizleri indirin diye bankalara çağrı yapıyor. Ama bankalar da diyor ki aracılık maliyetlerimiz yüksek, aldığımız belli tasarrufçu da faizi yüksek istiyor. Bakıyorum bazı bankalar mevduat faizini yüse 14-15 olarak ilan ediyor. Bugün gördüm yüzde 20 veren banka var. Bu banka nasıl gelir elde edecek? Tabii ülkeye mevduat gerekli, tasarruf gerekli. Yüzde 10 tasarruf hacmimiz var. Kaynak altına, gayrimenkule gidiyor. Bunlar güvenli liman olarak görülüyor. Az para mevduata veya katılım bankasına gidiyor bir kısım para sermaye piyasasına gidiyor. Yayılıyor, dağılıyor. Dolayısıyla o kaynakların üretime akışkanlığında yetersizliğimiz var.


Yastık altında tutulan altınlar var, bunlarla ilgili yatırımcılara çağrınız var mı?

Yatırımcılara sürekli “getirin altınlarınızı” diyoruz ama getirmiyorlar. Biri “bu benim ziynet eşyam”, biri de “ben altınımı daha iyi saklarım” diyor. Halbuki kolda, kasada, masada çalınma riski var. Yatırımcılar için altının bankada bulunması daha güvenli. Hazine bunun için yüzde 2,4 gelir veriyor. Altın evde durduğunda, kolda durduğunda gelir yok. altın bizim geleneksel tasarruf aracımız. Hemen her evde altın biriktirilir. Bu biriktirilen bileziktir, küpedik, yüzüktür vesairedir.

© Copyright 2016, Tüm hakları saklıdır