Sami USLU - Yatırım ve ticaret bankaları - 24/09/2008 - Zaman

Sami Uslu

24/09/2008 - Zaman

Bankalar yatırım bankası ve ticari banka olarak ikiye ayrılır. Ticari bankanın yaptığı işler bellidir; mevduat toplar, kredi verir ve akreditif, teminat mektubu, çekli hesap açma gibi hizmetler sunar.

Hizmet yelpazesi oldukça geniş olsa da, yine yaptıkları bellidir, sınırlıdır. Başlıca fonksiyonu, halktan mevduat adı altında topladığı kaynağı iş hayatının istifadesine sunmaktır. Bu bağlamda, küçük meblağlı ve kısa vadeli mevduatı, daha büyük tutarlı ve çok daha uzun vadeli krediye dönüştürür.

Yatırım bankası, mevduat toplamaz ama kredi verir, fakat kredi dışında da çok çeşitli işler yaparlar. Yani, hem bankacılık yapar hem bankacılıktan başka her şeyi yapar. Mesela, büyük hacimlerde ticaret yapar. Petrol ticareti bunların en önemlisidir. Ayrıca, altın, bakır, kakao gibi borsa malları (commodity) da ticareti yapılan maddeler arasındadır. Bu bankalar borsadan veya borsa dışından sanayi şirketlerinin hisselerini de alırlar. Her ülkeyi, her piyasayı, her sektörü sürekli olarak izlerler, yatırım konuları resmen sınırsızdır. Ta ki, kâr kokusu alsınlar. Aynı şekilde hizmet sundukları konuların da limiti yoktur. Büyük şirketlerin hisse senedi ve tahvil ihracını her yönüyle üstlenirler, birleşme ve satınalmalara aracılık ederler, devlet ve belediyeler adına Eurobond ihracını gerçekleştirirler, zenginlerin nakit ve taşınmaz varlıklarını yönetirler, firmalara şahıslara akla gelebilecek her konuda danışmanlık verirler. Bir yandan başkalarına akıl, bilgi, deneyim ve beceri satarken, diğer yandan da bu niteliklerini kendileri için kullanırlar. Yatırım bankalarının çok daha çeşitli ve rizikosuz kazançları ticari bankaları her zaman kıskandırdı. Nitekim, daha önce ticari bankaların yatırım bankacılığı yapmaları yasayla yasaklanmışken, 80'li yıllarda bu kural gevşetildi.

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, yatırım bankaları ancak çok gelişmiş ekonomilerde neşvünema bulabilecek (büyüyüp gelişebilecek) kuruluşlardır. Nitekim, dünyanın en büyük yatırım bankalarından hepsinin ABD'de olması bundandır. Yine aynı nedenle Türk bankacılık sisteminde gerçek anlamda bir yatırım bankası hiçbir dönemde olmamıştır, bugün de yoktur. Buna mukabil, ticari bankalar ABD ve Avrupa'da iç ve dış ticaretin finansmanında önemli rol oynarlar. Gelişmekte olan ülkelerde ise ekonomi dışındaki tasarrufları celbederek ekonomiye kazandırırlar ki bu gelişmekte olan ülkelerin hayati bir ihtiyacıdır. Kısaca, yatırım bankaları sadece dev ekonomiler için, ticari banka ise hem gelişmiş hem de gelişmeye çalışan ülkeler için bugüne kadar nisbeten uygun model oluşturdu. Bu arada, ticari bankalar milyonlarca mudiden mevduat sağlayarak, kredilerini sağlam, minimum rizikolu ve istikrarlı bir kaynağa dayandırırken, mevduat toplama yetkisi olmayan yatırım bankaları daha ziyade uluslararası internet piyasasından genellikle daha ucuza ama istikrardan yoksun kaynak temin edebiliyor.

İlginçtir ki, her zaman ticari bankalar yatırım bankalarına gıpta eder ve onların faaliyet alanına girmelerini sağlayacak yasal düzenlemeleri çıkartmak için hükümetlere baskı yapardı. Şimdi durum tersine döndü. Bir önceki yazımızda belirttiğimiz gibi, iflastan kurtulamamalarını mevduat kaynağından mahrum oluşlarına yoran yatırım bankaları ticari banka kurma peşindeler. Fakat, içinde bulunduğumuz kriz ortamında sıranın ticari bankalara gelmeyeceğini kimse garanti edemiyor. Zaten şu ana kadar ufak-orta çaplı bazı ticaret bankaları battı bile.

Yatırım ve ticaret bankalarının kriz meydana getirme yetenekleri(!) ortada, ama krizden kurtulma konusunda performansları çok düşük. Sonuç olarak, finansın temel direği olan bankaların farklı bir modele ihtiyaçları var. Bu modelin faizsiz bankacılık olduğuna inanıyoruz. İzleyen yazıda kısmetse bu konuyu irdeleyeceğiz.

© Copyright 2016, Tüm hakları saklıdır