Nazif GÜRDOĞAN - Güzel ekonomi güzel insan ister - 05/05/2004 - Yeni Şafak

Nazif Gürdoğan

05/05/2004 - Yeni Şafak

İnanmayı afyon olarak gören Komünizm onbeş yıl önce uygulanabilirliğini bütünüyle yitirdi. Ekonomiyi inanç ve etikten bağımsız olarak ele alan Kapitalizm'in de hayat damarları kurudu. Oysa sağlam ekonomi, sağlam insan ve sağlam topluma dayanır. Ekonomi toplumun üretim ve tüketime dönük yüzüdür. Güzel insanın üretimi gibi, tüketimi de güzel olur.

Matematik'ten Felsefe'ye kadar birçok bilim gibi, Ekonomi bilimi de Batılılar'ın tekelinde değildir. Pazar mekanizmasının işleyişine ilişkin ilk önemli çalışmaları başta Gazali ve İbn Haldun olmak üzere, Müslüman düşünürler yapmıştır. Ekonomik, siyasal ve kültürel hayatın odak noktasında açgözlü, çıkarcı insan değil, tokgözlü, dürüst insan vardır.

Komünizm ve Kapitalizm'in "ekonomik insanı"nın iflas ettiği bir dönemde, kendisi için istediğini başkası için de isteyen "güzel" ve "güvenilir" insan odaklı bir ekonomik yapı oluşturmadan, yüksek kaliteli ve düşük maliyetli üretim ve tüketim yapmak mümkün değildir. Pusulanın Kuzey'i göstermesi gibi, dürüstlük ve özveriye dayanan güven ekonomisinin ilkeleri de, üretim ve tüketimde mutluluk ve başarının evrensel yönünü gösterirler.

Üsküdar Girişim Grubu'nun Nisan ayı konuşmacısı bütün ömrünü üniversite ve akademisyen yetiştirmeye adayan Prof. Dr. Sabahaddin Zaim hocamızdı. O yıllarca lisans, yüksek lisans ve doktora seviyesinde binlerce öğrenci yetiştirdi. Onun alanında başeser olmuş "Çalışma Ekonomisi" kitabının Türkiye'de ana kaynak olarak okutulmadığı üniversite yoktur. Erbakan ve Özal Türk siyasi hayatına yeni isimler kazandırmada nasıl bir görev yüklenmişse, Zaim Hoca da aynı görevi üniversite hayatında yüklenmiştir.

Zaim Hoca, dengeli gelir dağılımı ve ilkeli bir kültürel doku oluşturmada başarısızlığa uğrayan seküler ekonomi ile İslam ekonomisi arasındaki farkları ayrıntılı olarak ele aldı. Ekonomi biliminin "lâ-ahlâki" olmayıp, tam tersine "normatif" değer ve ilkelere dayandığının üzerinde önemle durdu. Paradan para kazanmanın değil, ürün ve hizmet üretiminden kazanç sağlamanın yolunu açan faizsiz finans sisteminin Türkiye ve dünyadaki gelişmesini anlattı.

Bütün dünyada sanayiden hizmet kesimine geçişin hızlandığı bir dönemde, finansal işlemler en hızlı gelişen sektörlerin başında geliyor. New York, Londra, Frankfurt ve Tokyo gibi dünya ekonomisinin merkezlerinde ürün ve hizmet alışverişinden kat kat fazla para ve kıymetli kağıt alışverişi yapılıyor. İslami ilkelere göre yönetilen fonların hacmi de trilyon dolarlara yaklaşıyor.

Müslümanların tasarruflarını çekmek için, büyük Batı bankaları, faizsiz işlemlerde değerlendirilen büyük fonlar oluşturdular. Amerika ve Avrupa'da İslami ilkelere saygılı kurum ve kuruluşlardan oluşan borsalar kuruldu. Dünya bilgisayar yazılım sektörü ve ileri teknolojinin merkezi "Silikon Vadisi"nde "risksiz" faize değil de, "risk" ve ortaklığa dayanan "Venture Capital" şirketleri, yeni teknoloji geliştirme ve ekonomide yenilik yapmada bütün dünyaya örnek oluyorlar.

Zaim Hoca, risk sermayesi şirketlerinin İslam'da ana ortaklık biçimi olan "mudarabe"ye dayandığını vurgulayarak Bill Gates ve Michael Dell gibi ünlü girişimcilerin varlıklarını İslam'a borçlu olduklarını söyledi.

ÜGG aylık bilgi paylaşım ve proje geliştirme çalışmalarını Türkiye'de "elbirliği" sisteminin öncüsü Emin Üstün, Emin Otomotiv'de yeni düzenlenen modern toplantı salonunda sürdürüyor.

Elbirliği olmadan güçbirliği olmaz.

Güzel insanların gücü "kazan ve kazandır" ilkesine dayanan imeceden kaynaklanır.

© Copyright 2016, Tüm hakları saklıdır